"Bu benim evladım bütün dünyaya hakim olacaktır." | Süleymanlılar ve Recep Tayyip Erdoğan

07:39 Mehmet Fahri Sertkaya 0 Comments

süleyman hilmi tunahan, Recep Tayyip Erdoğan, belam bin baura, kasımpaşa kuran kursu, akp'nin gerçek yüzü, mehmet fahri sertkaya,



YALAN

- Süleyman Efendi Hazretlerininin, Recep Tayyip Erdoğan hakkında "Bu benim evladım bütün dünyaya hakim olacaktır." şeklinde bir sözü yok. Bu söz, dinini bile dünya menfaat ve siyasetine alet edenlerin, İslamcıların uydurması. 

- Evet, Erdoğan'ın, anne ve babasının Süleymanlı olduğu doğru. Hatta Erdoğan'ın kendisi de Süleymanlıların kurslarında talebelik yapmıştır. Babası da Erdoğan'ın boşbakanlığı döneminde yıktırdığı ve Erdoğan'ın kendisinin de kaldığı Kasımpaşa Kur'an kursunun ihvanındandı. Erdoğan'ın okuduğu Kur'anı dinleyip "Ne güzel usulüne-kıraatine uygun okudu" deyip övünenler bilmeli ki, o okuyuşu ona, daha sonra hususi olarak ilgilenerek yıktırdığı Kasımpaşa Kur'an kursunda öğrettiler. 

Bir insanın bu kurslarda çocukken talebelik yapmış olması, anne ve babasının bu yola bağlı olması, o insanın hayatının sonuna kadar istikamette gideceği ve imtihanları kazanacağı anlamına gelmez. Sözüm meclisten dışarı, hiç kimseyi kastetmeden yazıyorum; Bu alemde nice peygamberlerin bile eşleri ve evlatları helak olmamış mı? Belam bin Baura gibi akıl almaz manevi makamlara yükselmiş bir veli tepetaklak olmamış mı? Kur'an-ı Kerim'de onun hakkında mealen "İşte bunlar dilleri dışarı sarkmış köpekler gibidirler" buyurulmamış mı?

- Pek anlatılmaz ama sizler bilin, Erdoğan Süleymanlı cemaatinin sadece şimdiki idarecisi ile değil, merhum Kemal Kacar ile de anlaşamazdı. Henüz ortada AKP yok iken ve CIA-MOSSAD içimizdeki çeşitli uzantılarını devreye sokup böyle bir parti kurmak ve müslümanları aldatıp BOP'u yani Büyük İsrail Projesini gerçekleştirmek yolunda Türkiye'yi etkin şekilde kullanmak planına kalkıştığı sırada... CIA ortadoğu masası şefi, ABD'nin büyük elçisi, içimizdeki İsrail'in en büyük iş adamları bu projeyi kurmakta oldukları sırada... Henüz gizli Yahudi Ayşe Arman Dormen bile "Ayy, Ben de AKP'li oluyorum galiba" diye yazmadan çok çok önce... Kemal Kacar merhum Tayyip'e "Bu işlere girme! Fazilet partisine de geçme" demiş ama Erdoğan dinlememiştir. Daha sonraki süreçte, Erdoğan Kemal Kacar'ın yanına bile girememiş, kendisi ile görüşmek istese de görüşememiştir. Erdoğan'ın yüzüne bile bakan olmamıştır. Hatta öyle ki Kemal Kacar'ın vefatında, Erdoğan cenaze merasimine bile katılamamıştır. Erdoğan gazetelere verdiği taziye ilanında "Rahatsızlığım nedeni ile cenaze merasimine katılamadığım merhuma Allah'tan rahmet... " şeklinde cümleler kurmuştur. 

- Tamamen CIA ve MOSSAD ve içimizdeki İsrail tarafından kurulan ve kurucu kadrosunun büyük kısmı gizli Yahudi, gizli Ermeni ve mason olan bu partiye, Süleymanlı cemaati hiçbir zaman oy vermemiştir. Evet, oy verilmeyeceği açıklandığında, cemaatimize mensup olduğunu iddia eden bazıları vermiş olabilir. Lakin bu, cemaatimizi bağlamaz. Cemaatimizin, merkezimizin duruşu o gün de, bu gün de bellidir. 

- Bunca hadisenin içinde Erdoğan, cematimizin şimdiki idarecisinin kardeşini ve bu kardeşin yakınında bulunan isimleri, seçilebilecekleri yerden AKP adayı göstermek ve vekil yapmak taktiği sergilemiş ama bu çabaları da eline yüzüne bulaşmıştır. Bilenler bilir ki, bu kişiler cemaatimizden çok AKP'nin başına bela olmuşlardır. 

- Cemaatimizin şimdiki lideri de, bundan yıllarca önce Erdoğan söz konusu olduğunda, dini olarak kullanılabilecek en ama en ağır ve son sınır olan sözleri kullanıp, yakın gelecekte yargılanıp suçlu bulunup idam edileceğini bile söylemiştir. Sözünü esirgememiştir. Bu, gizli saklı da değildir. AKP'liler de bunu bilir. Kasımpaşa kursunun, yıkımın ihtiyaten durdurulması yönünde mahkeme kararı olmasına rağmen, hususi olarak hasta yatağındaki Erdoğan tarafından ilgilenilip yıktırılmasının, elbetteki bir arka planı var ve bu yazdıklarımı arif olanlar elbette ki anlar. Bütün bu süreç, gizli saklı, bilinmeyen bir süreç de değildir ve ayrıntısı ile medyaya ve özellikle köşe yazılarına yansımıştır. Böyle bir zamanda cemaatimizin idarecisi, hala AKP peşinde koşan ve kendisinin Süleymanlı olduğunu iddia edebilen samimiyetsizlere "Şu kurslarda içtiğiniz çorbalar bile haram olsun" demiş ve bunları topluca kovmuştur. 

- Şu son ve hileli seçimlerde bile "Biz Erdoğan'a değil Davutoğlu'na ve AKP'ye oy veriyoruz" bahanesi ile AKP'ye oy veren ve verdirenler olmuş ve cemaatimiz derhal gereğini yapıp bunlarla tek tek ilgilenmiştir. 

- Medyada, sosyal medyada, birilerinin ağızlarında, yolumuzun istismar edildiği ve tamamen yalana dayalı açıklamalar, sözler, üstazımıza ya da büyük bildiğimiz şahsiyetlere dayandırılan sözler, hikayeler duyduğunuzda sıhhatini sorgulayın. 

Bunlara hemen inanmayın. Zira dinini bile dünya siyaset ve menfaatine alet eden, bile bile göre göre Siyonizme hizmet edip milleti ve ümmeti aldatan, Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında "Türkler gavur oldu. Tamamen ABD ve İsrail kuklası oldu. Nerede ise ABD için savaşa girecekler" denilmesine sebep olan, Armagedon'a hizmet eden islamcı takımından her şey beklenir. 

Süleymanlı oldukları iddiası ile meydana çıkıp cemaat adına sayfalar açan ve cemaatimizden izinli olduklarını iddia edip AKP şakşakçılığı yapan hiçbir sayfa, blog, site ile cemaatimizin alakası yoktur ve bu şahısların ciddi bir kısmı AKP'nin sosyal medyayı yönlendirmek için kurduğu ekiptendir. 



Şu yönlendirmelerden devam etmeniz, daha geniş bilgi sahibi olmanıza ve meseleleri daha iyi kavramanıza imkan sağlayacaktır.